Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘çocuk ve hayat’ Category

ÇOCUK BULUŞMALARI

children_of_muslim_ummah.jpg     

Vakfımızca İslam Dünyası’nın yetimlerini ve yetimlik kavramını, Türkiye halkının gündemine taşımak için bu yıl üçüncüsünü düzenleyeceğimiz farklı ülkelerden yetim çocukların katıldığı uluslar arası çocuk buluşmaları düzenlenmektedir.

       Dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiğimiz yetim çalışmalarını ve yetimlik olgusunu Türkiye halkının gündemine taşımak için İHH İnsani Yardım Vakfı olarak ilkini 2005 Ramazan Bayramı’nda, ikincisini ise 11 Haziran 2006’da gerçekleştirdiğimiz Çocuk Buluşması, bu çalışmaların Türkiye’deki yansıması olmuştur.

         Bu buluşmalarla amacımız, ümmetin yetimlerini bir arada ve Türkiye’de misafir ederek, Türkiye Halkına yetimlere karşı dini vecibelerimizi ve tarihimizden gelen sorumluluğumuzu hatırlatmaktır. Büyük katılımın ve coşkunun eşlik ettiği Çocuk Buluşması’nda farklı renklere ve ırklara mensup hepsi birbirinden güzel çocukla birliğin ve beraberliğin tarifsiz hazzı, gelecek çalışmalarda bizlere büyük bir ilham kaynağı olmuştur.
 http://yetim.ihh.org.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=78&Itemid=144

Read Full Post »

Çocuk Vakfı: 4 Ekim Günü nedeni ile dünya ve Türkiye ölçekli çocukların durumunu gösteren 1999 özet Çocuk Raporu hazırladı.

DÜNYA ÇOCUKLARININ ACIKLI HARİTASI
Dünyanın 5 kıtasında 2 milyar 700 milyon çocuk yaşıyor. Doğan her üç çocuktan biri kayıt dışı kalıyor. 15-18 yaş arası doğum oranlarında artış gözleniyor. 8 bini ishalden olmak üzere günde 35 bin çocuk ölüyor. 800 milyon çocuk yeterli ve sağlıklı beslenemiyor. 400 milyon çocuk temiz su içemiyor. 170 milyon çocuk yetersiz beslenmeden dolayı büyüme ve gelişme bozukluğu içinde büyüyor. Yoksul ortamlarda yaşayan çocuk sayısı 1 milyar. Önlenebilir veya tedavi edilebilir hastalıklardan ölen çocuk sayısı (heryıl) 4 milyon. Gelişmekte olan ülkelerde 5 yaşın altındaki 200 milyon çocuk mutlak yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Çocuk ölüm oranları aynen devam ederse 2000’li yıllarda 175 milyon çocuk ölebilir. Acil önlem alınamazsa 2010 yılına kadar 1 milyon 100 bin çocuk AIDS kurbanı olabilir. 611 yaşları arasında hiç okula gitmeyen çocuk sayısı 140 milyon. Her 100 çocuktan 24’ü okuma-yazma bilmiyor. Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan, hemen hemen üçte ikisini kız çocukların oluşturduğu eğitim çağındaki 130 milyon çocuk eğitimden yararlanamıyor. Çoğunluğu kadınlar olmak üzere dünya nüfusunun yaklaşık altıda biri okur-yazar değildir. 1 milyardan fazla insan 21. yüzyıla adını bile yazamadan girecek. Dünya çocuklarının okula gitme imkanları bakımından Asya’da yüzde 61, Afrika’da yüzde 32, Latin Amerika’da yüzde 7, Avrupa’da ise yüzde 1-1.5. 5-14 yaş grubunda 270 milyon çocuk çalışıyor. Bu çocukların 150 milyonu ise güvencesiz, sağlıksız ve ağır işlerde çalıştırılıyor. Özürlü çocuklarla ilgili sağlıklı hiçbir gösterge yok. Şiddete maruz kalan kimsesiz ve özürlü çocuk sayısı bilinmiyor. Bütün dünyada kötü davranışa, ihmale, şiddete, sömürüye, cinsel tacize uğrayan, uyuşturucuya kurban giden çocukların sayısı hızla artıyor. Dünyada kız ve erkek çocukları arasında eşitsizlikler yaygınlaşıyor. Beslenme yetersizliğinden kaynaklanan ölümler kız çocuklarında daha fazla. 1 milyar çocuk sağlıklı ev ortamından uzakta büyüyor. 20 milyon çocuk evsiz, 7 milyonu mülteci.
Savaşlar yüzünden sakat kalmış çocuk sayısı 6 milyon. Yine savaşlar yüzünden 16 milyon çocuk psikolojik travma geçirdi. Savaşlarda ölen çocuk sayısının asker sayısından daha fazla olduğu süreç devam ediyor. 30 ülkede 300 bin çocuk silah altında. Dünya çocuklarının yalnızca yüzde 15’inin
sorunları en aza indirilmiş durumda.

TÜRKİYE ÇOCUK HARİTASI
Türkiye’nin 0-18 yaş grubu nüfusu 28 milyon. Türkiye’nin 1999 Çocuk Haritasının en hassas bölgesini deprem çocukları oluşturuyor. Depremden birinci derecede etkilenen çocuk sayısı 400 bin civarında. Ölen, yaralanan ve travma geçiren çocuk sayısı bilinmiyor. Türkiye’de her yıl 1 milyon 360 bin bebek dünyaya geliyor. Bebek ölüm hızı binde 42. Beş yaş altı ölüm hızı ise binde 50. Her dört çocuktan biri hiçbir sosyal güvencesi olmadan çalıştırılıyor. Kimsesiz çocuk sayısı 700 bin. SHÇEK’in himaye ettiği çocuk sayısı 21 bin. 20 bin çocuk sokakta yaşıyor. Çocuk suçlarında bütün dünyada olduğu gibi artış gözleniyor. Sanık sandalyesine çıkan çocuk sayısı arttı. Çocukların yüzde 72’si anne-baba, yüzde 22’si ise öğretmen dayağı yiyor. Her üç çocuktan biri istismara uğruyor. Çocuk istismarının yüzde 91’i psikolojik, yüzde 63’ü fiziksel, yüzde 38’i cinsel ve yüzde 9’u ise ihmalden kaynaklanıyor. Çocuk ıslah evlerinde yaşayan çocuk sayısında önceki yıllara oranla artış oldu. Çocuk intiharları karnemize ilk rakamlar yazılmaya başladı. 9 milyon 300 bin çocuk yoksulluk düzeyinde yaşıyor. Okul öncesi eğitim çok düşük düzeyde. Her 100 kız çocuğundan 29’u okula gitmiyor. Türkiye’de her 100 çocuktan 21’i okuma-yazma bilmiyor. Özürlü çocuk oranı yüzde 9. Türkiye’de her beş haneden biri yoksulluk sınırında yaşıyor. Türkiye’nin en yoksul çocukları; Doğu, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde büyümeye çalışıyor.
Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi ŞİRİN’in 4 Ekim Dünya Çocuk Günü nedeni ile açıklaması şöyle: “Ülkemizde ve dünyada yaşayan çocukların çok azının sorunları en aza indirilmiş bulunuyor. Çocuk Hakları’nın çok yönlü ihlal edildiği bu yüzyılın sonunda çocuğa ve çocukluğa bakışın yeniden ele alınması gerekiyor. Mutlu bir çocukluğun yaşanacağı yeni bir dünya kurmak için önümüzdeki bin yılın çocuk politikalarını oluşturmak için çocuk gündemi olmalıdır. Çocuk yüzlü bir dünyayı kurmak amacı ile çocukta ve çocuk gerçeğinde buluşmamız gerekiyor. Bütün dünya çocukları için “ortak iyi’ye yönelik toplumsal çocuk projesi çocuğu merkeze almadıkça çocuk sorunları çözülemeyecektir.”

http://www.cocukvakfi.org.tr/

Read Full Post »

 “Çocukları küçücük kurşunla mı vururlar anne”

Çocuk Vakfı Çocuk Hakları Okulu, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeni ile özet Hakları Çalınmış Çocuklar Raporu hazırladı.

 SUNUŞ
Çocuk Vakfı, son beş yıl boyunca her 20 Kasım tarihinde Hakları Çalınmış Çocuklar Raporu hazırlıyor. Dünya Çocuk Hakları Günü’nün dünyanın çocuk karnesine bakmayı hatırlatan işaret olmaktan öte anlamı da yok. O halde sayısal uyarı raporunun yararı olabilir mi?

Hayatın biricik ödevinin çocuğa yönelmek olduğunu bilenler çocuk haritalarına ihtiyaç duymazlar. Çünkü çocuk gerçeğinin farkında olanlar, acılı matematiğin arka plânlarını okumayı da bilirler.

Dünyanın her türlü iktidar ve ideoloji örüntüsü çocuğa yönelmeyi erteliyor. Çocuk sorunlarını perdelemek için suskunluk sarmalını kullanan vahşi kapitalizmin bütün türevleri, bu rolü yerine getirirken her türlü enstrumanı kullanıyor. İki seçeneğimiz var: Seyirci olmak ya da çocuklar için toplumsal aklı harekete geçirmek. Biri susarak ölmek diğeri hayatı ertelemeden yaşamak.

Bize kendini hatırlatan en anlamlı evet: ÇOCUK. Asla ertelenemez ilk ödevimiz yine ÇOCUK. Yarın değil ÇOCUK, şimdidir. Onu ertelediğimiz zaman yarın diye bir şey olmayacak. Yeni binyılda bu acılı matematikle düşünce sancıları çekmeye hazır mısınız?

Son çocuğa kadar büyük ödevimizde birlikte olmak umudu ile.

Umut var… Ve hep olacak.

Mustafa Ruhi ŞİRİN
Çocuk Vakfı Başkanı
DÜNYA ÇOCUKLARI
Dünya çocuk nüfusu 2 milyar 850 milyon. Dünya çocuk riski ortalama puanı 30. Dünyanın 192 ülkesi arasında GSMH ise yılda 100 dolarla 45.100 dolar arasında değişiyor. 600 milyon çocuk, yoksulluk sınırının altında yaşıyor.Her beş çocuktan biri yoksul. Gelişmekte olan ülkelerde 5 yaşın altındaki 200 milyon çocuk mutlak yoksulluk düzeyinin altında mücadele veriyor. Gelişmekte olan ülkelerde yaşları 5 ile 14 arasında olan 252 milyon çocuk işçi yanında yaşları 5 ile 11 arasında 50-60 milyon kadar çocuk da tehlikeli koşullarda çalışıyor.Çalışan çocukların yüzde 61’i Asya’da, yüzde 32’si Afrika’da, yüzde 7’si Latin Amerika ve Karaipler’dedir. Afrika’daki çocukların yüzde 41’i ekonomik aktivitenin içindedir. Yoksulluk içinde yaşayan çocuk sayısı 10 yıl öncesine göre daha fazladır. Yılda 2 milyon çocuk her yıl “seks pazarı”na sürülüyor.

Dünya çocukları kötü davranışa, ihmale, şiddete, cinsel tacize, sömürüye maruz kalan, uyuşturucuya kurban giden çocuk sayısında sürekli artış gözleniyor. Kız ve erkek çocuklar arasında eşitsizlikler yaygınlaşıyor. 1 milyar 100 milyon çocuk sağlıklı ev ortamından uzak büyüyor. Sokakta yaşayan çocukların sayısı 90 milyon. Özürlü çocuklar eğitim ve sağlık haklarından yararlanamıyor. Dünya çocuklarının yüzde 85’i sorunlu büyüyor.

EĞİTİM
130 milyon okul çağı çocuğu okuma yazma bilmeden yeni binyıla adım attı. Okula gitmeyenlerin % 60’ı kız çocuklarından oluşuyor. BM Nüfus Fonu 2000 Raporu’na göre yaklaşık 60 milyon kız çocuğu ihmal ya da öldürülmeleri sonucu kayıptır. ILO’nun tahminlerine göre çalışan 252 milyon çocuk eğitimden sınırlı olarak yararlanıyor. Sanayileşmiş ülkelerdeki çocukların yüzde 98’i okula kayıtlı olduğu halde bu ülkelerde şiddet önemli çocuk sorunu olmaya devam ediyor. Dünya çocukları fiziksel ve psikolojik istismara maruz kalıyor ve sorunları en aza indirgenmiş çocuklarda da bu oran yüksektir.

SAĞLIK BESLENME AÇLIK
Her gün 30.500 çocuk önlenebilir hastalıklardan dolayı ölüyor. Dünya doğum ortalaması yüzde 2.5. Beş yaş altı ölüm oranı binde 80. Bebek ölüm oranları hâlâ yüksek. 800 milyon çocuk ve yetişkin açlık sınırında yaşıyor. Gelişmekte olan ülkelerde 174 milyon çocuk (0-5) yetersiz besleniyor. BM’nin ulaşabildiği aç insan sayısı ise 89 milyon.Dünya genelinde çocukların yüzde 71’i temiz su içebiliyor. Her yıl 4 milyon bebek bir aylık olmadan ölüyor. Hamilelik ve doğumdaki yetersiz sağlık koşulları nedeni ile 600 bin anne hayatını kaybediyor. Acil tedbir alınmazsa 1 milyon çocuk AIDS kurbanı olabilir.

SAVAŞLAR MÜLTECİ ÇOCUKLAR
7-14 yaşları arasında 300 bin çocuk aktif olarak savaş ve silahlı çatışmalara katılıyor. Son 10 yılda savaşlarda ölen çocuk sayısı 2 milyon 325 bin. Savaşlarda 16 milyon çocuk psikolojik travma geçirdi. 15 milyonu evsiz. Mülteci çocuk sayısı 5 milyon 433 bin kişidir. Mülteci çocukların 2 milyonu ailesinden ayrılmış çocuklardır. Toplam mülteci sayısı 21 milyon 459 bin 620’dir. Son bir aydır Filistin’de her gün en az bir çocuk kurşunlanarak vahşice öldürülüyor.

TÜRKİYE’NİN ÇOCUKLARI
Türkiye’nin 0-18 yaş arası çocuk nüfusu 26 milyon. Yıllık doğum sayısı 1 milyon 400 bindir. Yıllık ortalama nüfus artış hızı 1.9’dur. Nüfus kaydı olmayan 0-4 yaş altı çocuk yüzdesi 26.6. Bebek ölüm oranı binde 37’dir. Koruyucu ailelerle yaşayan çocukların oranı yüzde 1’dir. Türkiye nüfusunun yüzde 36’sı yoksuldur ve bu oranın yüzde 17.5’i yoksulluk sınırının altındadır. Kimsesiz çocuk sayısı 800 bin civarındadır. Sokak çocuklarının en kötümser tahminlere göre sayısı 6 bindir. Türkiye’de çocuk istismarı giderek yaygınlaşıyor. Çocuk istismarının en yüksek oranını psikolojik ve fiziksel istismar türleri oluşturuyor. Çocuğa karşı işlenen suçlarda son 5 yılda artış gözleniyor. Örselenen, cinsel tacize ve şiddete maruz kalan çocuklara yönelik hak ihlâllerinin izlenmesi yapılamadığı gibi çocuk istismarına yönelik projelerin uygulanmasına başlanamıyor. Çocuklar reklâm, müzik ve gösteri dünyasında yoğun bir şekilde örseleniyor ve tecimsel yaklaşımların aracı durumuna getiriliyor.

Türkiye’de çocuğa karşı işlenen suçlar her geçen yıl artıyor. Sanık sandalyesine çıkan ve ıslahevlerinde yaşayan çocuk sayısında da artış gözleniyor. 15-24 yaş arasındaki intihar oranı yükseliyor. Türkiye’de işkence görenlerin yüzde 10’u çocuk.

SAĞLIK BESLENME
Bebek ölümleri şehirlerde yüzde 23.3; nüfusu binin altında olan yerleşim yerlerinde bu oran %49.5’dir. Bebek ölüm hızı açısından bölgesel farklılıklar aşılamamıştır. Hiç aşı olmayan çocuk oranı yüzde 4’tür. Türkiye’de her üç çocuktan biri sağlıklı beslenemediği için gelişme ve büyüme bozukluğu içinde büyümektedir.

EĞİTİM
Türkiye’de okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocuk oranı yüzde 8.8’dir. Eğitimde cinsiyetler arasında ayrımcılık vardır; kadınlar için oran yüzde 22.4, erkekler için ise yüzde 6’dır. 7-13 yaş arası okula kayıt olmayan kız yüzdesi 31.9’dur. 7-13 yaş arası okula kayıtlı olmayan erkek çocuk yüzdesi 21.2’dir.

ÖZÜRLÜ ÇOCUKLAR
Türkiye’de 0-18 yaş grubunda 9 milyon özürlü ya da özel ihtiyaçları olan çocuk yaşamaktadır. Özürlü çocukların okullaşma oranı yüzde 2 civarındadır.

ÇALIŞAN, SÖMÜRÜLEN TÜKETİLEN ÇOCUKLAR
Türkiye’de her 5 çocuktan 1’i çalışıyor. 6-14 yaş grubunda çalışan çocuk sayısı 1.07; 15-19 yaş grubu çocuk sayısı ise 2.4 milyondur. 12-19 yaş grubundaki 3.639.050 kişinin toplam işgücü içindeki oranı yüzde 17.2’dir. Sağlığa zararlı işlerde çalışan çocukların oranı yüzde 60’dır. Çocukların yüzde 50’den fazlası stresli ortamda çalışıyor, yüzde 60’dan fazlası eve yorgun geliyor ve yüzde 80’den fazlasının boş zamanı yok. Çalışan çocukların yüzde 57’si güvenliksiz ve sağlıksız koşullarda çalışmaktadır.

KAYNAKLAR
BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Ulusal İlk Rapor, Ankara – 1999
Çalışan Çocuklar, Türkiye’de ve Dünyada Çalışan Çocuk Sorunlarına Genel Bir Bakış. Ankara, 1994
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çalışma Genel Müdürlüğü, Çalışan Çocuklar Bölümü Raporları
Çocuk Vakfı Çocuk Hakları Okulu Çocuk Bilgi Merkezi Verileri
Çocuk Hakları Koalisyonu Alternatif Ülke Raporu
Çocuk İşgücü 1994, T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü
Demographic and Health Survey, Turkey 1998
Demographic, Social and Economic Indicators, 2000
Dünya Çocuklarının Durumu 2000, Unicef Raporu Türkiye’de Çocukların Durumu – Ön Rapor, SHÇEK – Unicef, Ankara Nisan 2000
Dünya Çocuklarının Durumu 2000, Unicef
Dünya Gıda Organizasyonu İstatistikleri
Dünya Gıda Organizasyonu 1999 Raporu
Dünya Çocuklarının Durumu 1998 Raporu ( Beslenme Özel Sayısı)
Dünya Sağlık Raporu 1998, Ankara, T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü
Güvenlik Birimine Gelen/Getirilen Çocuk İstatistikleri (Seçilmiş 27 il) 1998, Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü
Herkes İçin Eğitim Dünya Beyannamesi ve Temel Öğrenme İhtiyaçlarının Karşılanması İçin Hareket Çerçevesi, 5 – 9 Mart 1990 Domtien, Tayland
Human Development Report 2000, UNDP
Impact of Armed Conflict On Children, Report of Graça Machel, Unicef
İnsan Hakları Eğitimi Türkiye Programı 1998 – 2007, Ankara Temmuz 1999
İnsan Hakları Açısından Çocukların Sorunları ve Çözüm Önerileri, T.C. Başbakanlık İnsan Hakları Üst Kurulu, Ankara 1999
İstatistiklerle Türkiye 1999, T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü
İstanbul Çocuk Raporu, İstanbul Çocukları Vakfı Yayınları, İstanbul 2000
Seçilmiş Göstergeler (Devlet İstatistik Enstitüsü), Ankara Şubat – Mart 2000
Sigarayla Savaşanlar Vakfı Raporları
The Progress of Nations,1995, Unicef
Türkiye’de Çocukların ve Kadınların Durumu Unicef, Türkiye Haziran 2000
Türkiye’de Bölgelerin Gelişimi 2000, Unicef Nisan 2000
Türkiye İnsani Gelişme Raporu, 1998, BM Kalkınma Programı (UNDP)
Türkiye’de Çocukların ve Kadınların Durumu, T.C. Hükümeti – Unicef, Ankara Mayıs 1998
Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsü, Ankara Ekim 1998
Türkiye İstatistik Yıllığı 1998, T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü, Ankara
Türkiye’de Anne ve Çocukların Durum Analizi – Temmuz 1996, T.C. Hükümeti – Unicef, Ankara 1996
Türkiye’de Çalışan Çocuklar, DİE ve İLO/IPEC Türkiye Ofisi Raporları
Türkiye Bilgi Merkezi (www.die.gov.tr/CIN/)
UNESCO Eğitim Raporları
Çocuk Vakfı Sayısal Çocuk Raporu/2000
 
 

Read Full Post »

1950’li yıllarda onlara köprüaltı çocukları denirdi. Onlar tek tük ortalarda gezinen, geceleri köprüaltlarına sığınan, hepimizin merhamet, iyiniyet ve sempatiyle baktığımız çocuklardı. Sonra günler geçti, yıllar geçti. Birdenbire sayılarının arttığını, her adım başı önümüze çıktıklarını görmeye başladık. Ya trafik ışıklarında durduğumuzda arabanın camlarına atlıyor, elindeki kirli bezle camları siler gibi yapıp para istiyor ya da bir vitrinin önünde yolunuzu kesip “selpak alsana benden” diyorlardı. Ardından geceleri sokaklarda köşebaşlarında görür olduk onları. Kuytularda 3-5 kişilik gruplar halinde, ellerinde kese kağıtları, içinde de tiner şişeleri koklayıp durmaktaydılar. Köprüaltları yerini üst geçitler, bankamatiklere bırakmıştı.

Sokak çocukları artık gündemimize yerleşmişti. Özellikle son on yılda büyük şehirlerimizde İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya ve Bursa’da göçlerden sonra sayıları gecekondularla aynı hızda artış gösteren sokakta yaşayan bu çocuklarımıza her yerde, her saatte rastlar olmuştuk.

Bu çocuklarımızın evleri sokaklar, çatıları da gökyüzü olmuştu. Aileleri yoktu. Ya göç edip gelmişlerdi ya da dayaktan, cinsel tacizden kaçmışlardı. Önceleri masum bir şekilde sokaklarda özgürce yaşadıklarını sanmışlardı. Ama kısa süre önce sokak çeteleri, “yaşamak istiyorsan bize katıl” demişlerdi. “Bizle yaşayacaksın, ailende biziz, işin de” denmişti. Hırsızlık, uyuşturucu kuryeliği, yaralama, gaspta kullanılan çetenin üyesi olmak istemeseler de onlara sunulan çok seçenek yoktu. Çocukluk yaşlarında oyun, okul, gülmek yerini kavga, dövüş, hırsızlık almıştı.

Oyunu düşlemek, güzellikleri hayal etmek için tek çıkar yol tiner koklamaktı. Dünyayı unutmak ve özlenen hayalleri yaşamak. Tiner işte bunu sağlayan araçtı. Ama ne pahasına?

İşte bu noktada sorumluluklarımızın başladığı noktaya geliyoruz. Yapabileceğimiz birşeyler var; bunlar bireysel yaklaşımlarla tek tek çocuklara kişi olarak yardımcı olmaktan başlayarak aynı amaçlara hizmet veren kişilerin birlikte oluşturdukları sivil organizasyonlara kadar değişen boyutlarda olabilir. Ancak akademik anlamda ilk yapılması gerekli olan durum saptamasının yapılmasıdır. Ama konuyu açıklığa kavuşturacak çalışmaların daha bugünlerde gerçekleştirildiği görülmektedir. Orta ve uzun dönem stratejilerin oluşturulmasında çok belirleyici olan bu örnek bile daha çok başlangıçta olduğumuzu göstermektedir.

Sokak çocukları ile ilgili yapılabileceklere karar verebilmenin ilk koşullarından birisi konu hakkında bilgilenmek ve veriye sahip olmak.

Akademik çalışmaların sosyal anlamda yansımaları olmasına ve topluma hizmete dönüşmesi gerektiğine inanan biri olarak yaklaşık bir yılı geçkin bir süredir 7 sivil toplum kuruluşu ve devletle işbirliğinde başarılı olarak çalışmalarını sürdürdüğümüz Yeldeğirmeni Sokak Çocukları Merkezi’’in ülkemiz için iyi bir örnek olacağı inancındayım.

Sonsöz olarak şunu söylemek istiyorum. Bu çocuklarımız için yapmamız gereken birşey var.

ONLARA ÇOCUKLUKLARINI HEDİYE ETMEK.

Diğer yaşıtları gibi okula gitmeliler, oyun oynamalılar, evleri, dostları, aileleri olmalı.

Bunu sağlayabilir ve onlara yardım edebiliriz ve de etmeliyiz.

Bir toplum ancak bütün çocuklarının mutlu olduğu gün yarınlarına güvenle ve gülümseyerek bakabilir.
 http://www.sokakcocuklari.net/

Read Full Post »

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.