Bilgi taşıyıcısı internet, yaş ayrımı olmaksızın tüm bilgisayar kullanıcılarını kapsama alanına almış durumda. İçeriğe erişme ve içeriğin sunumu anlamında “oluşmuş” bir seçicilik kültüründen bahsetmemiz ise henüz mümkün görünmüyor. Koruma güdüsüyle üzerlerine titrediğimiz çocuklarımızı internet deryasının ıssız sularında ne gibi bir sergüzeştin beklediği bizi endişelendiredursun, bu konuda sıkı ve kısıtlayıcı bir korumanın yahut denetimsiz bir serbestlik anlayışının genel geçer bir şekilde egemen olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Katı bir koruma ve engelleme güdüsüne kapılmak yerine internette çocuklara dair nelerin var olduğu / olmadığı sorgusunu yapmak ve çocuklarımızı yönlendirmek herhalde daha rasyonel ve yerinde bir yaklaşım olacaktır. Bu yazıda, internette Türkçe içeriğe sahip çocuk sitelerini mercek altına alıyor, son değerlendirmemizle de bu alanda nelerin yapılıyor ve yapılmıyor olduğuna “tasarım” bağlamına hapsolmadan dikkat çekmek istiyoruz.
Bu köy terkedilmiş!
Ülker Çocuk köyü, adından anlaşıldığı gibi bir köy olarak tasarlanmış. Sanal âlemin ses görüntü ve efekt imkanlarını kullanarak alanında öne çıkan site bu dünyanın interaktif hareketliliğinden nedense hiç faydalanmamış.
İnternete girdiklerinde doğrudan oyun sitelerine yönelen çocukları, okumaya ve düşünmeye yöneltecek özgün bir çalışma beklentisi, içerikle birlikte suya düşüyor ve içinizden “iyi de yok mu yeni bir şeyler, en azından güncelleyin” diye bas bas bağıran sesi sitenin köşesindeki tıpayla susturuyorsunuz. Çünkü “Ülker Çocuk Köyü”nü gezdik gördük: Bu köy adeta terkedilmiş…
Kimin kahramanları?
Netbul Çocuk; ses ve görüntü efektleriyle desteklenmiş bütünsel tasarımıyla eğlenceli ve modern bir görünüme sahip. Bu yüzden günümüz çocuğunun beklentilerini büyük ölçüde karşılıyor. Sitedeki interaktivite ise, üyelerin takma adlarıyla girebilecekleri bir pano ve günlük sayesinde sağlanmış.
Çocukların her yerde görmeye alıştığı popüler kahramanları ıskalamayan sitenin, milli değerlerimize ve kahramanlarımıza pek iltifat etmediğini görüyoruz.
Çocukça çizgiler…
Çocukça çizgileriyle dikkat çeken Cocukca.com sitesi beşi boş, on ikisi dolu on yedi butondan oluşuyor. Evet, linklerden beşi boş. Sadece görsel bir tamamlama ve süsleme unsuru olarak mı kullanıldığı anlaşılamayan butonlar, tıklayanları hayal kırıklığına uğratıyor. Bölümler arası dolaşımı rahat ve çocuklarca kolay anlaşılır olan site, üyelik sistemiyle çalışmadığı için ziyaretçiler bütün bölümleri rahatlıkla gezip görebiliyorlar.
“Hayatımızı renklendirenler” köşesinde ünlü ressamların hayatları ve kullanım lisansını Sibername Elektronik Bilgi Hizmetleri’nin aldığı resimleri tanıtılıyor. Bunun yanında Behiç Ak’ın “bak minikler” karikatürlerinin yer aldığı bölümler çocuklara sanatı sevdirme görevini mi üstlendi bilinmez ama site adına umut verici bir çalışma.
Büyümeye çalışan çocukların sitesi…
Afacancocuk.com, yoğun içeriğe sahip bir çocuk sitesi. Öyle ki, sitenin herhangi bir bölümünün başlı başına bir site genişliğinde olduğunu söylemek mübalağa olmayacaktır. Farklı yaş grupları için düşünülmüş ilkokul ve okul öncesi siteleriyle, ayrıca Afacan Çocuk gazetesi ve dergisiyle düşünüldüğünde, sitenin ne denli muazzam bir içeriği çocukların hizmetine sunduğunu anlamak mümkün olacaktır.
Afacan Çocuk, daha çok ergenliğe doğru yeni adım atmaya başlayan çocuklara hitap ediyor. İnteraktivitenin sağlandığı forumlar ve panolarda denetim yok denecek kadar az. Tasarım olarak bir büyük sitesi gibi hazırlanmış ve oldukça kalabalık. Sitedeki resimler, yeknesaklık arzetmediği gibi toparlama içerik algısı toparlama resimlerle bütünleştiğinde bu yöndeki kanaatleri kuvvetlendirici bir hal alıyor. Sitede ne ararsanız bulabiliyorsunuz, bu yüzden de içeriğin tamamına sağlıklı bir şekilde ulaşmak mümkün olmuyor.
Defterimde kuş sesleri
“Defterimde Kuş Sesleri” sloganıyla okuyucuya ulaşan Dinlence.com sitesi, çocuk edebiyatı merkezli bir yayın görüntüsünde. Site içeriği; şiirler, hikâyeler ve masallardan oluşuyor. Bunların dışında; fıkra, resim ve oyun buketine yine site üzerinden ulaşılabiliyor.
Çocuk edebiyatı sitesi Dinlence’nin tasarımında hazırkod bir sistem kullanılmış. Bu yüzden oldukça karmaşık bir yapı var karşımızda. Büyüklere göre tasarlanmış “Dinlence” mekanı, çocuklara hitap eden bir görüntünün oldukça uzağında.
Arama motorlarının matbu dergilere ettiği…
Matbu alanda boy gösteren çocuk dergileri de, dijital dünyanın “arama motorlarında bulunma”yı zorunlu kılan rüzgârına kapılmış görünüyorlar. Derginin tanıtım ve pazarlanmasını kolaylaştıran siteler, abonelik sisteminde önemli bir yere sahip.
Çocuk edebiyatı anlamında önemli birçok ismi bir araya getiren Ebesobe’nin internet sitesi de bunlardan biri… Derginin aylık içeriği ve arşivin de bulunduğu sitenin bilgisayar oyunları, anne babalara uzmanlardan görüşler, özlü sözler, masallar gibi kendine özgü bölümleri de var.
Gonca dergisinin çocuk sitesi ayın içeriğini özet olarak sunup devamı için dergiye yönlendirirken Türkiye Çocuk dergisi de içeriğin büyük bölümünü internetteki okuyucularıyla paylaşmış. Her iki dergide de üyelik işlemleri ve tanıtım için geniş bir alan ayrılmış.
Altınoluk dergisinin çocuk eki AltınÇocuk’un internet sitesinde ise matbu yayınlanan derginin sayfalarına ulaşmanın yanında hikâyeler, oyunlar, e-kart, serbest kürsü gibi bölümlere rastlamak mümkün. Cidden emek sarfedildiği ilk bakışta anlaşılan site, kullanılan amatör yöntemler ve bilindik “yapım aşamasında” notlarıyla albeniden yoksun bir hale dönüştürülmüş.
Milliyet Çocuk’un devamı olan Miço’nun sitesi ise bir tatil adası olarak hazırlanmış. Türkiye’nin en çok satan çocuk dergisi olmak ve daha çok çocuğa ulaşmak iddiasındaki Miço’nun internet sayfasında flashla hazırlanmış ışıltılı bir tasarıma rağmen doyurucu bir içeriğe rastlayamıyoruz. Birçok bölümüne sadece üyelerin girebildiği sitenin güncellemesi yok denecek kadar az. Mesela panodaki mesajlar 2003 yılından kalma.
Zaman grubuna ait olan Arkadaşım dergisinin internet versiyonu ise biraz geriden takip etse de içeriğin büyük bölümünü okuyucularıyla paylaşıyor; çizgiler hariç tabi. Bilim ve Teknik’in çocuk versiyonu Bilim Çocuk’un da bir sitesi var. Sitede duyurular ve içeriğin bir kısmı olmakla birlikte güncelleme zayıf.
SONUÇ
İnternette gezerken rastladığımız birkaç siteydi bizi bu çalışmaya iten. Sanal dünyanın, en küçük misafirleri için, neler hazırladığına, neleri amaçlayıp ne kadarına ulaşabildiğine, bunların tasarımına, içeriğine kadar uzanan bir çalışma çıktı ortaya. Hedef kitle, yapılan işleri titizlikle mercek altına almayı gerektiriyordu; ki biz de öyle yaptık.
Merceğin altındaki görüntüler pek de hoşumuza gitmedi doğrusu. Bazı hatalar vardı merceksiz de görülebilecek; bunlara geniş bir şekilde yer verdik. Yine bazı hatalar vardı ki sadece mercekle görülebilecek; bunlara da değinmeden geçemedik.
Kuruluşların internette var olmasını zorunlu kılan sanal çarkın arasına sıkışmış, “ailenin en küçük birimini de unutmadık” mesajlı siteler bir yana, “çocuklar için”, “çocuk özelinde” hazırlanmış sitelere baktığımızda da bu alanda ne kadar büyük bir gedik olduğunu üzülerek gördük.
Çocuklar için hazırlanmış sitelerde, ne abi ve ablalarının takıldığı arkadaşlık sitelerinde kendilerine yer bulabilen, ne de kardeşinin pastel boyayla yaptığı resmi tarayıp gönderdiği sitelerde eğlenebilen garson boy çocukların denetimsiz ve yönlendirilmemiş pano konularına tanık olduk. Gördüklerimiz camı çatlatacak cinstendi. Bu yüzden sadece tasarımlarına göz atalım derken içerikte gördüklerimize de değinmeden geçemedik.
Hazırlayanlar: Sümeyra Solmaz – Fatih Turanalp-40ikindi.com,tasarım